VELİLERİN DİKKATİNE!!!

veliler öğrenciler nasıl davranmalı?

Hangi mesleği tercih etmeliyim? Hangi fakülteye gitmeliyim? Hangi üniversiteye gidersem daha iyi olur? Bu sorular üniversiteye hazırlanan her öğrencinin titizlikle araştırarak cevap vermesi gereken sorular. Bu yazımızda bu soruların cevabını ararken hem öğrencilerin hem de velilerin göz önünde bulundurması gereken birkaç mühim meseleyi anlatmaya çalışacağız.

Meslek Tercihi Yaparken En Çok Yapılan Hatalar

Günümüzde velilere ‘çocuğunuzun gelecekte hangi mesleğe sahip olmasını istersiniz?’ diye sorulsa birçok veli bu soruya doktor, mühendis, avukat, hakim, diş hekimi vs. gibi bugünün şartlarında iş imkanı ve maddi gelir düzeyi yüksek meslekler söylenir. Yine aynı şekilde orta okullarda veya liselerde öğrencilere ‘gelecekte hangi mesleği yapmak istedikleri’ sorulduğunda benzer cevaplar verilir. İş bulma imkanı ve maddi gelir düzeyi tabi ki de bölüm tercihinde önemlidir. Fakat bu iki kriterin dışındaki ihtimaller o kadar göz ardı ediliyor ki üniversite tercih zamanı gelince veliler ve rehber öğretmenler sadece bu iki kritere göre öğrencileri tercih yapmaya yönlendiriyor. Sonuç olarak geleceğimizin teminatı olan değerli öğrencilerimiz de yıllardır oluşturulan algı ve çevresinden gelen baskıyla istekli veya isteksiz olarak belli bölümlere yöneliyor. Peki değerlendirilmesi gereken diğer ihtimaller nelerdir ve veliler çocuklarına nasıl bir yönlendirme yapmalıdır?

Velilerin Dikkat Etmesi Gereken Husular Neler Olmalı?

Öncelikli olarak öğrenciler ve velilere meslekler tanımalı. Ben doktor olmak istiyorum diyen bir öğrenci tıp okurken karşılaşacağı sıkıntıları ve stresleri biliyor mu? Staj zamanlarında ve TUS’a hazırlanırken depresyona giren, antidepresan haplar kullanan tıp öğrencilerini duymuşsunuzdur. Tabi bunların tersi olarak çok severek ders çalışanları da… Peki stresli ve zorlu zamanlar geçiren öğrenciler zamanlarını keyif alarak geçirecekleri bir bölümde okumak istemezler miydi? Peki bunun sorumlusu kim? Belki de hiç istemediği halde zorla o bölümü yazdıran veliler ya da dershanesinin reklamını yapmak için tıp yazdıran rehberlik hocaları.

Ülkemizde, ne yazık ki gelecekte mutlu olabilme standartları o kadar maddi çıkarlara dayanıyor ki çocuğunun iyi bir geleceğini olmasını isteyen ve ‘iyi bir gelecek için iyi maaşı olan bir iş şart’ diye düşünen veliler çocuklarının o bölümü okuyabilecek veya o mesleği yapabilecek olup olmamalarına bakmaksızın onları belli başlı bölümlere yönlendiriyor. Yani hayvanları çok seven ve hayvanlarla vakit geçirmekten de çok hoşlanan bir genç belki de sınavda çok yüksek bir derece yaptığı için veteriner olamıyor. Örneğin yüksek bir dereceyle bu genç tıpa yerleşmiş olsa ve bölümü bitirmekte de bir sorun yaşamasa bile insanlarla çok fazla münasebetin kurulduğu, zaman zaman iş yoğunluğunun hat safhaya çıktığı ve günümüzde kaybolan ‘doktora saygı’ ilkesinin bir sonucu olarak da saygısızlığa maruz kalma ihtimali olan bir ortam da mutlu olması pek mümkün olmuyor. Bu durumun acı örneklerini de son zamanlarda sıkça duyduğumuz doktorlarımızın intihar haberleriyle de ne yazık ki en acı haliyle görüyoruz.

Doğru Rehberlik Nasıl Yapılır?

Burada çok bariz bir örnek olduğu için tıp fakültesi üzerinden örnek verdim fakat bu durum daha birçok bölümde mevcut. Bunun gibi diğer bölümlerde de belki okumak istemediği bölüme gelen veya okumak istemediği halde üniversite mezunu olmak zorunluymuş muamelesi yapan ve üniversite okumayan gençlere ikinci sınıf insan muamelesi yapan insanlar yüzünden öğrenciler üniversite okusun da ne okursa okusun mantığıyla üniversiteye gönderiliyor. Sonrada ‘üniversite mezunları iş bulamıyor’ diye birçok yerde duyuyoruz. Bu durumdaki gençlerimiz herhangi bir bölüm okumak yerine belki de altın bilezik olarak tabir edilen meslek kurslarına yönlendirilse veya daha erken yaşlarda çalışmaya başlayıp belli bir alanda kendini geliştirse 2 yıllık veya 4 yıllık bir üniversite okuyup da bitirince kendi alanıyla ilgili iş bulamama durumuyla karşılaşacağı zamana kadar çalışmaya başladığı alanda kalifiye bir eleman olarak yer edinebilir.

Bu noktada velilerimize ve öğretmenlerimize tek ricamız öğrencilerimizi belli bir algı içerisine sokmayalım. Yani ‘benim çocuğum doktor olacak, avukat olacak, mühendis olacak’ gibi söylemlerle diğer ihtimaller için çocuğumuzu kısıtlamayalım. Siz baskı yapmasanız bile çocuğunuz başka bir şey istiyorsa bile artık o isteğini baskılar ve tercih yaparken sanki hep sizin istediğiniz bölümleri istiyormuş gibi görünür ve belki de sonuçta okuduğu bölümden memnun olmayan binlerce üniversite öğrencisinden biri olmaktan kurtulamaz. Bizler ‘aslında çok isteyerek gittiği bölümden neden memnun değil acaba’ diye düşünürüz ama belki de hem aile içerisinde hem de okul veya dershane ortamında diğer ihtimallerin önü kapatıldığı için gençlerimizde öyle istiyormuş gibi göründüler. Yani okulda veya aile arasında bir öğrenci ‘ben okumak istemiyorum derslerden sıkılıyorum ve erken yaşta ticarete atılmak istiyorum’ dese sanki zeka kapasitesi düşük olduğu için okumaktan kaçan bir öğrenci olarak görülür. Fakat böyle kişilerin başarı hikayelerini de her yerde duyabiliriz.

Velilerin Öğrencilere Yaklaşımı Nasıl Olmalı?

Peki nasıl yaklaşmalıyız? Çocuklarımızı hiç mi zorlamayalım? Tabi ki onların geleceği için onlara birtakım nasihatlerle, teşviklerle derslere yönlendireceğiz ama bir yerden sonra çocuğumuzun tercihlerine de saygı göstermeliyiz ve ona da bunu hissettirmeliyiz ki ‘acaba şu bölümü okumak istediğimi söylesem bir tepkiyle karşılaşır mıyım?’ diye korkmadan sizinle konuşabilsin.

O neden bu yazımızı okuyan özellikle çocuklarını en iyi tanıyan kişi olarak velilerimize ve sonra da hayatlarında ki birçok engeli aşmalarına yardımcı olan öğretmenlerimize bu konuyla alakalı daha hassas olmalarını rica ediyoruz. Bir kişinin mutlu olmasının sadece maddiyatın yüksek olmasıyla olmadığını açıkça görmekteyiz. Sizler tabi ki çocuklarınıza hayatın pek çok yerinde yol gösterici olacaksınız ama bunu yaparken bazı durumları zorlama haline getirirseniz ters etki yapabileceğini de unutmayınız. Her anne, baba evlatlarının vatanına milletine ve çevresindekilere faydalı bir birey olmasını ister. Bu nokta da biz ÜniversiteGO ailesi olarak her konuda geleceğimiz olan gençlerimize ve velilerine her alanda destek olmaya çalışıyoruz. ÜniversiteGO tüm öğrencilere başarılar diler.

   

VELİLERİN DİKKATİNE!!!” için 4 yorum

  • 6 Aralık 2017 tarihinde, saat 10:43
    Permalink

    Güzel bir makale olmuş düşüncelerinize aynen katılıyorum.

    Yanıtla
  • 6 Aralık 2017 tarihinde, saat 11:04
    Permalink

    Hocam ben çok kararsızım ya tıp istiyorum evet çok istiyorum fakat zorluklarından dolayı kaygılarım var. Bu yazı sayesinde daha çok korkmaya başladım sağolun. :/ Hayvanlarıda çok seviyorum ama veteriner olmayı hiç düşünmedim.

    Yanıtla
  • 6 Aralık 2017 tarihinde, saat 11:09
    Permalink

    Astronot olmak istiyorum puanım yetiyor ama meslek zor ve gelecek kaygım var, bu yüzden çöpçü olacağım.

    Yanıtla
    • 6 Aralık 2017 tarihinde, saat 18:42
      Permalink

      Bende astronomi* istiyorum, bogazici fizik ve astronomi arasinda inanilmaz bir gitgel yasiyorum. Fakat sunu bilmelisin ki puanin dusuk olma sebebi bos bir bolum olmasi degil, tercih edenin az olmasi, istersen tip oku, istersen muhendislik, eger tercih etmedigin bir bolumse dunyaya bir yararin olmaz, isinde ilerleyemez ve kazanacagin minimum maasin uzerine cikamazsin. Eger astronomi okursan da ilgin olmasi dolayisiyla (maddi yonden bakmak istersen) kendini, bu bilimi ileri goturur ve issizlik yahut min maaslarin uzerine cikabilirsin. Ve katiliyorum, her ne kadar zor olsa da sevdikten sonra eglenilir.
      Eger gormus ve okumussan umarim her sey gonlunce olur, cok uzattim, kusura bakma.. 😂

      Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir