Sınav Dediğin 3 Adım Yalnız -4-

ÖSYM nin yayınlamış olduğu güncel taban puanlarını içeren ÖSYM tercih robotu için tıklayınız

NOT: Bu Yazı Serinin 4.Yazısıdır. İlk Yazıya Gitmek İçin Tıklayın

Taha ÖZULUCAN

Merhabalar herkese. Kusuruma bakmayın bu yazım biraz geç kaldı, yurttu yerleşmeydi okulun başlamasıydı derken ancak fırsat bulabildim. Vatana millete, en önemlisi de siz sınav öğrencilerine hayırlı uğurlu olsun yeni öğretim yılı, başarınıza tanıklık etsin. Şimdi yavaş yavaş durum değerlendirmelerine ve çalışma taktiklerine geçebiliriz.

Bildiğiniz gibi sınavın üç adımdan oluştuğunu düşünüyorum: psikoloji, çalışma ve sınav anı zihniyeti. İlk iki yazımız psikolojimize, moralimize ve yüzleşmemize yönelikti, üçüncü ise çalışma meselesine ufak ufak değiniyordu. Bu yazımda yine çalışmaya odaklanalım, tabii ilk adımı da yer yer hatırlamayı ihmal etmeyelim.

Lys ygs ye nispeten daha önemlidir ve daha baba bir sınavdır demiştik.( Babadan kastım: daha fazla çalışmayı, daha fazla ve net bilgiyi, daha uzun sürede daha sakin kalmanıza izin vererek gerektiren bir sınav anlamında. Tabii her zaman bu kadar sıfatı yazmak zor olduğu için kısaca böyle niteleyelim.)Bu yüzden lys çalışmaya daha erken başlanıp daha geç bitirilmesinin mantıklı olduğunu söylemiştik. Yalnız bir not düşmek istiyorum: Lisans bölümü isteyen arkadaşlarımız için bunlar geçerli. Yüksek okul yani ön lisans isteyen arkadaşlarımız şüphesiz ygs odaklı çalışmalı.
Girizgah kısmı bittiğine göre, ana içeriğe geçebiliriz: Ygs lys derslerine nasıl çalışılırsa daha çok verim elde edilir?(Burada programvari birtakım notlar da düşeceğim, ama daha kapsamlı bir çalışma programı hazırlamayı da düşünüyorum ayrıca.)

Şimdi ygs türkçeyle başlayalım. Mağlumunuz ygs türkçe hiçbir şekilde edebiyat bilgisi içermez, sadece dil bilgisi ve paragraftan oluşur. Dil bilgisi yalnız konuyu bilmekle alakalıdır, konuyu biliyorsanız yaparsınız. Bunun yanında çok fazla konu ve soru çeşidi de içermez. Dolayısıyla bence tüm çalışma grupları, tm mf ts dil meslek lisesi çıkışlılar fark etmeksizin, dil bilgisi konularını hızlıca çalışıp aradan çıkarmalı. Paragrafa gelirsek, maalesef büyük bir belirsizlik söz konusu bence paragrafın soru profilinde. Tabii ki bazı standart soru tipleri var ve bunlara yatkınlaşmak bize kolaylık sağlar, ancak paragrafın uzunluğu konusu yapısı vs. tamamen soruyu yazan abimizin insafına kalmış. Önceki yıllardaki ygs türkçelerde de asıl zorlayıcı unsur paragraftır genelde. Peki o zaman bunca lys çalışmamız da lazımken ygs türkçe adına ne yapmalıyız? Ben açıkçası önceliğin dil bilgisi konularının aradan çıkarılması, bir yandan da süreğen biçimde paragraf çözülmesi olduğunu düşünüyorum. Böyle söyleyince zorlama geldiğinin farkındayım, ama emin olun bu ikisinin halledilmesi size denemelerde çok büyük avantaj sağlar.

Bitirmek niyetiyle başlayıp her gün en azından yarım saat kırk beş dakikanızı dil bilgisine ayırsanız, bu rölanti haliyle bile en fazla bir ayda konularınız bitmiş olur. Yok ben her gün dil bilgisi çalışamam derseniz haftada bir gün örneğin daha yoğun çalışarak bu süreci kısaltabilirsiniz. Paragraf meselesinde ise böyle bir sınırlandırma çok mümkün değil, ne kadar çözseniz o kadar çok pratik kazanır; böylece soru ne tarzda gelirse gelsin altından kalkabilirsiniz. Bu yüzden ben paragrafla ilgili en azından bir soru bankasının erkenden alınıp günde on soru da olsa çözülmesi taraftarıyım. Fakat bu konuda dil bilgisinde olduğu gibi bit oturuşta toplu çalışmak çok faydalı olmaz diye düşünüyorum. Bence en mantıklısı zor da gelse bu şekilde sürece yaymak. Soru bankası olarak bir sınırlandırmamız yok, hangi yayını alsanız gayet faydalı olur. Ben kendim şahsen son 50 yılın çıkmışlarını çözmüştüm, oldukça da pratik kazandırdı. İsterseniz düşünebilirsiniz.

Yalnız bu bahsettiklerimin yanında bir ufak taktik vermek istiyorum: Bana kalırsa paragraf sorularının ne tarzda olursa olsun yapılmasının hilesi şu: Paragrafı gerçekten ilgilenerek okumak. Tabi önce soru kökünü okumalı, ne aradığımızın farkında olmalıyız ancak paragrafın aklımızda kalması ve aradığımızı bize kolayca buldurması için biraz alıcı gözle okumanın hayati olduğunu düşünüyorum. Kulağa saçma geliyor olabilir, ancak emin olun işe yarıyor. Siz beyninize “Şu an okuduğum şey ilgimi çekiyor, dikkatimi cezbediyor” mesajını verdiğinizde, ” Of şunu bir bitirseydim de kurtulsaydım” mesajını verdiğiniz defakinden çok daha verimli bir okuma yapmış oluyorsunuz. Hem bu şekilde sorular gözünüzde büyümüyor, ve ygs denemelerinin kırılma noktası olan süre sıkıntısıyla da daha iyi başa çıkıyorsunuz.

Ygs türkçe hakkında biraz kafa yorduk, ancak tahmin ediyorum kafalarımız biraz karıştı. Ne çalışalım, ne sıklıkta çalışalım, hani lys çalışacaktık vs. gibi. Bunun cevabını programa ertelemek istiyorum. Bu yazımda malesef türkçeyi ancak bitirebildik. Yazılarımı sıklaştırıp diğer derslere de detaylıca değinmeye çalışacağım elimden geldiğince. Programı da birkaç güne hazırlamaya çalışırım.
Unutmayın:Hayalleri için isteklerinden fedakarlık etmeyen, istekleri için hayallerinden fedakarlık eder. Sağlıcakla kalın.

 

NOT: 5.Yazı Yayınlandı. Sınav Dediğin 3 Adım -5

Sınav Dediğin 3 Adım Yalnız -4-” için 23 yorum

    • 10 Temmuz 2017 tarihinde, saat 17:37
      Permalink

      yazının sonundaki linkten yazının devamını okuyabilirsiniz

      Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir